KAYIT OL
Ücretsiz ve hemen!
15 Aralık 2017 Cuma 12:24:54 Yerel - Dünya - Yasam - Anma - Siteden - Medyada Biz - Editör'den - Röportaj - TÜM HABERLER »
ARAMA
GÖREVLER
YÖNETİME MESAJ

RAMAZANI KARŞILARKEN

Dikkat ediyorum, yillar geçtikçe Ramazan’i anlamak ve layigi ile yasabilmek azaliyor. Bir zamanlar Ramazan’i yasamak vardi. O zamanlar anlayis vardi fakat bu da yanlis bir anlayisti. Kanto, Hacivat-Karagöz ve bilumum sahne oyunlari çerçevesinde islenirdi Ramazan. Ramazanin özü birçok sekilde öldürüldü. Ramazan arinmaktir. Vücudu ve ruhu arindirmak. Mesela; nefse hos gelen seylerle ruh arinir mi?

Nefsi köreltmeye çalismanin sonucunda; insanî duygularin yeserdigi, gafletin ortadan kalktigi bilinen bir gerçekken hâlâ Ramazani bir yemek furyasi haline getirmek yahut eglence ay’i sekline büründürmek, yani sadece eglence ve girtlak merkezli bir ay sekline sokmak ne öz kültürümüzle ne de dinimizle bagdasmaz.

Ramazan baslamadan bir hafta önce gazeteler özel yemek ilaveleri vermeye baslar. Mesela meshur asçilarimizdan Emine Beder’i ne zaman görsem aklima Ramazan ayi gelir ister istemez. Zira Emine Beder demek, sofra demek, sofra demek, Ramazan demek… Ramazan demek, sahur demek, sahur demek pastirma demek, pastirma demek Ramazan öncesinde Eminönü’nde ki peynircilerle yapilan röportaj demek, Ramazan röportaji demek; Ramazan ayinda bir ailenin iftarda ne kadar yedigi, sahurda yediginin ne tuttugu demek…

Bu girtlak kesimiydi…

Neyse ki entellektülerimiz sayesinde biraz daha yumusar Ramazan ayi… Camilerin mahyalarindan bahis açilir, Sultanahmet Camii’nin ihtisamiyla sürer tatli sohbetler… Iyi kötü yasatmaya çalisilir isin özü.
Fakat bu tüketim çaginda isimiz zor. Degerlerimiz bir bir siradanlasiyor. Hiçbir seye tahammülümüz yok. Her sey bir alay vesilesi. Eskinin saygini bu günün alay konusu, gülünüp geçileni. Iste nefsin devreye girdigi anlar o anlar…
Ve Ramazan…

Maddi tüketimin bir ayligina da olsa bizi terk etmesini arzulamamiz gerektigine, manevi doygunluga erisebilmekte yol kat etmemiz lazim geldigine inandigim ay… Lütuf…

En azindan lütuf diyebilecegimiz bu ayda, semboliklesmenin yerini vicdanimizin sesinin almasini dileyelim. Hiçbir sey sembolik olmamali. Tutulan oruç tutmus olmak için olmamali, ese, dosta verilen iftar “iftar verdi” densin diye olmamali. Gerçekten paylasabilmeli bir seyleri… Sofrada sadece yemek olmamali. Paylasilan sadece yemek degil, huzur da olmali. Sofralarin biricik süsü; huzur ve samimiyet olmali… Kisi ilk önce kendine karsi samimi olmali.
Kendisine samimi davranan insan, herkese karsi da samimidir.
Iste nefsi yok etmeye çalismanin meyvelerinden biri de bu degil midir?

Allah Kur’an’da daima nefsin kötülüklerinden bahsetmis ve bunlardan korunmayi emretmistir:
"... Çünkü gerçekten nefis, Rabbimin kendisini esirgedigi disinda var gücüyle kötülügü emredendir..." (Yusuf Suresi, 53)
“Nefsine hâkim ol”… Bunu çogumuz duymusuzdur yahut okumusuzdur bir yerlerde. Nefse hâkim olmak, olabilmek. Ramazan bu konuda bir nevi ögretmendir.

“ O Ramazan ayi ki, insanlari irsad için, hak ile batili ayiracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya sahit olursa onda oruç tutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadigi günler sayisinca diger günlerde kaza etsin. Allah size kolaylik diler zorluk dilemez. Sayiyi tamamlamanizi, size dogru yolu gösterdiginden dolayi Allah'i tekbir etmenizi

01/09/2008

BU HABERE PUAN VERIN

YORUMLAR
Diğer Haberler
ANA SAYFA - HABER - VASIYET - ÜYELER - ÖLÜM - YARDIM

eVasiyet.com (c) 2007-2010  Fikir ve içerik olmak üzere tüm haklari saklidir.
Sitede yayimlanan tüm yazilar sahibinin sorumlulugundadir.

  -   eVasiyet.com Gizlilik Sözlesmesi

özel güvenlik şirketleri / özel güvenlik firmaları   güvenlik şirketleri istanbul / güvenlik firmaları istanbul tesis yönetimi / site yönetimi   danışmanlık firmaları / apartman yönetimi